GÜZEL SÖZLER
28/6/2007 01:12, 2007

.
Güzel ahlâk, cömertlik, bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür.
Hasan-ı Basri
.
.
İnsanın iyisi, ruhunun yeteneklerini mükemmellik ve doğru ahlâkla uyum içinde, sürekli eyleme döken kişidir.
Aristo
.
Dedikodu, basit ruhlu insanların eğlencesidir.
Corneille
Fazilet, ruhun güzelliğidir.
Socrates
.
Doğruluğun en güzel meyvesi, ruh sükûnudur.
Epikuros
.
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur.
Tolstoy
.
Bir insan, dindar bilindiği halde, ahlâklı değilse, ya bâtıl bir inanca din adı vermektedir, ya da sahtekârdır.
F. Brandley
.
Çocuklarına kıyan ülkelerin geleceği, çocuklarını yüce tutan (çocuklarına değer veren) ülkelerin elinde kalır.
Hacı Bektaşi Veli
.
Şefkat, kalbi aydınlatmakla kalmaz, kalbi de ısıtır.
Lamartiné
Şefkat öyle bir dildir ki, sağır da duyabilir, kör de okuyabilir.--Mark Twain
Zekânın karşısında insan ezilir. İyi davranış ve şefkat karşısında ise diz çöker.--Dale Carnegie
İnsanların fıtratları birbirine benzer, onları ayrı kılan şey alışkanlıklarıdır.--Konfiçyus
Dostları çoğaltmak, zekâ inceliğidir.--Fudayl bin İyaz
Birçok kimseye dostluk gösterdim. Onlardan bir dostluk görmedim. Yine de dostluktan vazgeçmedim.--Hz. Ali
Tasavvuf, güzel ahlâktan ibârettir.--İmam-ı Kettânî
Tasavvuf, Allah’ın ahlâkı ile ahlâklanmaktır.--Cüneyd-i Bağdâdî
Terbiyenin gâyesi, insanlarda bulunan kabiliyetleri geliştirmektir.--Eflatun
Adalet, mülkün temelidir.--Hz. Ömer
Kılıcın yapamadığını, adalet yapar.--Kanunî Sultan Süleyman
İyi olmak kolaydır, âdil olmak zordur.--Viktor Hugo
Keremi takvâda, zenginliği yakînde (ilimde, marifette, bilgide) ve şerefi tevâzuda bulduk.--Hz. Ebû Bekir
Vatan sevgisinden maksat, toprağa değil, onun üstünde yaşayan insanlara duyulan sevgidir.--Namık Kemal
İnsanlar, kötülüğü istediği için değil, vicdanları zayıf olduğu için yapar.--John Stuart Mill
En mükemmel adalet, vicdandır.--Victor Hugo
İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır.
Confucius
En faziletli insan, rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.--Socrates
Aşk, gözle değil, ruhla görülür.--Shakespeare
Nice âlimler vardır ki, hakikî bilgiden, hakikî irfandan nasipleri yoktur. Bunlar, bilgi hâfızıdır, bilgi sevgilisi değil.--Hz. Mevlana
Malını kaybeden bir şey kaybetmiştir. Şerefini kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.--Goethe
Hiçbir şeye cesaret etmeyen, hiçbir şeye ümit beslemesin.--Schiller
(0) Yorum yaz! Baglanti
ŞEYH SADİ ŞİRAZİ
28/6/2007 00:52, 2007
Bende bir zamanlar çocuktum.
Fakat Allah ötekilerden daha çok güç vermişti pazularıma.Güçlüydüm ve gücümle benden küçükleri hırpaladım.Onları döver, gönüllerini incitirdim.
Birgün kendimden güçlü birinden dayak yedim.
O gün bugündür çocukları çiçekler gibi sadece sevip koklamak ve korumak gerektiğini düşünüyorum.*
BALDAKİ ZEHİR*
Düşmanın yakınlarından birisi sana dostluk elini uzatabilir, bunu dikkatle karşıla.*
Düşmanın dostu düşmandır, unutma.*
Akrabalık bağları, onu sana karşı kinlendirir.*
Tatlı söze kanma.*
Baldaki tatlı yanıltıcıdır.*
Dostlarına karşı bile uyanık olmalısın.O zaman düşmanındanda emin olabilirsin.*
Herkesin yakesici olabileceğini düşünen kimse, kesesindeki inciyi kolay kolay kaptırmaz.*
Komutanına karşı çıkan bir askere görev verilmez.Başındakinin değerini bilmeyen, ona nankörlük edenden hayır gelmez.Onun sözüne ve yeminine güvenilmez.*
Yeni görev yüklenmiş olanların işlerini kolaylaştırır, onlara yardımcı ol, inayet elini uzat.*
Düşmanın ülkesini kuşatıp fethettiğin zaman asayiş ve güvenlik işlerinde oranın tutukevindeki mahpusları görevlendir.Onların yürekleri acılıdır.Zulme geçit vermezler.*
Bir şehri kuşattığın ve yönetimi geçirdiğin zaman halka eskisinden daha iyi davran*
Halkın sevgi ve güvenini kazanırsan düşmanı gerçekten yenmişsin demektir.*
CÖMERTLİK VE MEYVESİ*
Bağışta bulun .*
İnsanoğlu bağışla, hayvan tuzakla avlanır.*
Düşmanlarının boynuna kılıcın kesmeyeceği bir kementle, lütüf kementiyle bağla.*
İyilik ve ihsan gören düşmandan zarar gelmez.*
Kötülük yapma.Dostundan bile kötülük görebilirsin bu yüzden.*
Kötü tohumdan iyi meyve alınmaz.*
Sevdiğine kötü davranırsan senin yüzünü bile görmek istemez.*
Düşmanı dost yapmak istiyorsan, ona iyilik elini uzat.*
AŞK VE AKIL*
Arslanla pençeleşen bir yiğit elindeki demir kolçağa güvenerek saldırdı*
Arslan güçlü pençesiyle çekip alıverdi elinden.*
Adamı yere serdi*
Arslanın pençesine yenik düşen ve zavallı bir şekilde yerde yatan adama, birisi, ?öyle uyuşuk uyuşuk durmak yakışıyor mu sana?Bir pençede sen vursana.?*
Adam, yerdeki kolçağı göstererek, ?bu pençe arslanla savaşmak için uygun değil? diye cevap verdi*
Aşk arslan, akıl ise demir pençe gibir.*
Aşka karşı aklın yapabileceği bir şey yoktur.*
Çevgahın topu çeldiği gibi, aşk da aklı çeler.*
CENNET, CEHENEM VE RIZA*
Bir Meczub`a sordular:*
?Cenneti mi istersin yoksa cehennemi mi??*
?Ne cenneti ne de cehennemi? dedi.*
?Ne demek istiyorsun?? dediler.*
?Benim isteğim O`nun razı olduğundandır? dedi.*
Çok iyi hatırlıyorum. Bir gece uyuyamadım. Gözüme uyku girmedi. Pervanenin, muma şu sözleri söylediğini işittim.
Ey sevgilim! Hadi ben aşığım, yansam da yeridir. Peki ya sen neden yanıyor, niçin ağlıyorsun?
Ey benim biçare aşığım! Benim yanmama, ağlamama sebep nedir bilir misin?
Benim tatlı balım vardı. Beni ondan ayırdılar. Şirin’im haksızlıkla elimden alindi. İste Ferhad gibi tepemden ateş çıkıyor. Gece meclisi aydınlatan ışığıma bakma. İçimi yakan ateşe bak.
Mum, hem bu sözleri söylüyor, hem de sararmış yanağından sel gibi gözyaşı dökülüyordu.
Mum, sözüne devamla pervaneye dedi ki:
Ey pervane! Ey aşk iddiacısı! Aşk, senin için değil. Seninki bir kuru iddiadan ibaret. Sende ne sabır var, ne metanet ve tahammül.
Sen azıcık bir ışık ve ateş gördün mü, hemen yanıyorsun. Ben ise tamamıyla yanıncaya kadar dikilip duruyor, dayanıyorum. Aşk ateşi senin yalnız kanadını, benim ise vücudumu, baştan aşağı yakar.
Sadi de mum gibidir. Dışı parlaktır, ama içi yanmıştır.
Artık gece bitiyor, sabah oluyordu. Peri yüzlü bir hizmetçi gelip mumu söndürdü.
Zavallı mum, dumanı tepesinden çıkarken:
Aşkın sonu budur işte, dedi ve can verdi.
Aşıklığın ne demek olmak istersen anlatayım: Ölmek suretiyle yanmaktan kurtulmak...
Sevgilisi eliyle öldürülen aşığın mezarına gidip de ağlama, bilakis sevinerek şöyle de:
Ne mutlu ona! Sevgilisinin makbulü olduğu için sevgili onu öldürmüştür.
Aşık isen bu dertten kurtulmaya çalışma: yalnız Sadi gibi garazsız, ivazsız aşık ol.
Aşık bir fedai demektir. Nasıl ki, bir fedai gayesine varmadıkça emeline erişmedikçe başına taş ve ok yağsa meydandan çekilmezse, aşık da öyledir.
Ben sana denize açılma demiyorum. Açılacak olursan tufana bile katlan, diyorum.
Mecnunun Leyla’ya Karşı Olan Gerçek Sevgisine Dair
Birisi Mecnun’a dedi ki:
Ey iyi huylu, irfan sahibi Mecnun! Neden artık Leyla’nın obasına gelmiyorsun? Artık sende Leyla’ya karşı olan aşkından eser kalmadı mı yoksa! Fikrin değişti mi? Leyla’ya isteğin mi kalmadı?
Mecnun bu sözleri işitince ağlayarak dedi ki:
Efendi! Benimle uğraşma. Benim derdim bana yeter. Bir de sen yarama tuz ekme. Birçok defa ayrılık zaruri olur. Ayrılığa katlanmak ve sabırlı olmak aşkın azaldığına, sevdanın geçtiğine delalet etmez ki...
Adam bu sefer de:
Ey vefalı ve temiz ahlaklı Mecnun! Ben Leyla’nın bulunduğu taraflara gidiyorum. Bir haber göndereceksen söyle de ben söyleyeyim.
Mecnun ona şu cevabi vermiş:
Leyla’nın yanında benden bahsetme ve benim adımı anma. Onun bulunduğu yerde benim bahis konusu olmam manasız olur. Çünkü ben onun varlığı ile varım. Ondan ayrı benim bir varlığım yoktur.
Şeyh Sad?i Şirazi Kimdir?
Sa?dî İran edebiyatının en büyük temsilcilerindendir. Moğollar döneminde yaşamıştır. 1209 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Soylu bir ailenin çocuğudur. Tam adı Muslihuddin Ebû Muhammed b. Müşerref b. Muslih b. Müşerreftir. Adından çok Sa?dî mahlasıyla ün kazanmıştır. O ilk eğitimine Şiraz?da başlamış, daha sonra Bağdat?ta dönemin en önde gelen eğitim kurumu olan Nizamiye Med-resesi?nde devam etmiştir. Bu yıllarda Sühreverdî (ö. 1234) ve İbnü?l-Cevzî (ö. 1257) gibi dönemin önde gelen bilgin ve mutasavvıflarıyla da görüştü, onların sohbetlerine katıldı. Öğretimini tamamladıktan sonra yaklaşık otuz yıllık bir seyahate çıkarak Çin?den Mısır?a, Anadolu, Suriye ve Arabistan?a kadar pek çok ülkede dolaşmış, bir ara Haçlılar?a esir düşmüştür. Gezip dolaştığı yerlerde halk ve idare adamları, bilginler, dervişler gibi kesimlerden insanlarla karşılaşmış, onlarla sohbet etmiş, gerektiğinde onlara yol göstermiştir. 1256 yılında doğum yeri olan Şiraz?a geri döndü. Bu dönemden itibaren edebî ürünlerini vermeye başladı. 1257?de Bostan?ı bir yıl sonra Gülistan?ı yazdı. Moğollar?ın Şiraz?ı almalarından sonra yeniden seyahate çıktı. Önce Bağdat?a, ardından Mekke?ye gitti, dönüşte Tebriz?e uğradı ve daha sonra yeniden Şiraz?a geldi. Son yıllarını burada riyazet ve ibadetle geçirdi. 1291 yılında doğum yeri olan Şiraz?da öldü. Mezarı da buradadır.
Sa?dî daha hayatta iken ünlü olmuş bir şair ve sûfîdir. Ölümünden sonra bu şöhreti artarak devam etmiştir. Eserlerinde insanın mutluluğunu aramış, bunun için nasıl hareket edilmesi gerektiği üzerinde düşünce üretmiştir. Eserleri kuru öğütlerden ibaret olmayıp okuyucunun ilgisini çekecek atasözleri ve kısa hikâyelerle süslenmiştir. İfadeleri okuyucuyu sıkmaz, nükte ve ince alay türü sözlerle üslûbu canlı tutar.
Eserleri:*
Sa?dî?nin yirmiden fazla eseri bulunmaktadır. Bunların bir kısmı manzum bir kısmı mensurdur. En önemlileri şunlardır: a) Manzum eserleri. Bostan, Kasâid-i Arabî, Kasâid-i Fârsî, Merâsî, Tayyibât, Bedâyi?, Havâtfm, Hub-siyyât. b) Mensur eserleri. Sa?dî?nin Gülistan?] dışında kitapçık halinde bulunan şu mensur eserleri bulunmaktadır: Takrîr-i Dibace, Mecâlis-i Pencgâne, Suâl-i Sâhib-divân, Akl u Işk, Nasîhatü?l-mülûk, Risâle-i Selise.
(0) Yorum yaz! Baglanti
GÜZEL SÖZLER
16/6/2007 17:46, 2007

![]() Örneklerimizi hep yabancılardan ve okul kitaplarından vermeniz düpedüz ahmaklıktır. Örnekler, Homeros'un, Platon'un zamanında olduğu kadar boldur bugün de. "Ama biz düşüncenin doğruluğundan çok, örneklerin gösterişi peşindeyiz." Montaigne ![]() Bir adam yetiştir,bir kişiyi yetiştirmiş olursun, bir kadın yetiştir, bir aile yetiştirmiş olursun. Afrika Atasözü ![]() Batı Batıdır Doğuda Doğu; bu ikisi asla biraraya gelemez Rudyard Kipliub Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez. Mevlana Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, Bildiğini bilmeyeni uyandırınız, Bilmediğini bilene öğretiniz, Bilmediğini bilmeyenden kaçınız. Konfüçyüs ![]() Beyazlar zencileri, olimpiyattan olimpiyata severler Kusuru kendisine söylenmeyen adam, ayıbını hüner sanır. Sadi ![]() Para iyi bir hizmetkar, kötü bir efendidir. Demokrit Çocuk geleceğin rüyasıdır. Mustafa Ruhi Şirin Büyük devletlerin hükümetleri, insanlarını kendilerine bağlamak, onları korkutmak ve diledikleri işe sürmek için iki yola başvururlar. Biri kaba bir yol, ordu; öteki daha zekice bir yol, okul. F. Nietzsche Yaptığı işlerle konuşmalı Stehr Bir insan, parasını kaybetmişse hiç bir şeyini kaybetmemiş demektir. Bir insan, sıhhatini kaybetmişse hayatının yarısını kaybetmiş demektir. Bir insan, ümidini kaybetmişse herşeyini kaybetmiş demektir. Bir insanı doyurmak istiyorsanız, ona hergün bir balık vermeyin ona balık tutmasını öğretin. Konfüçyüs ![]() Vermesini bilmeyen, isteme hakkına sahip değildir . Psyrus Ben müslümanım. Müslüman olduğum için istibdatla mücadele etmek, istibdadı kötülemek zorundayım. İslâm, ferdin (keyfi) otoritesini tanımaz. İslâm, bir sürü memurun, aldıkları maaş karşılığında, mensup oldukları (zalim) hükümeti ayakta tutmaya çalışmalarını tasvip etmez. Ebu'l Kelâm Âzâd Eğer kekeme değilseniz, söylemek her zaman kolay, yapmak her zaman zordur. R. Lewton Birinin kalbine girmek için iki yol vardır. Kahkaha ve gözyaşları. Ölüm nereden ve nasıl, gelirse gelsin, Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa, Ve silahlarımız elden ele dolaşacaksa, Ve başkaları top sesleri ve mitralyöz sesleriyle, cenazelerimize ağıt yakacaksa, Ölüm hoş geldi safa geldi... Clre Guavera |
![]() Ku'ran bir sırdır, sımn sımdır, sırlara inandıran bir sırdır. İmam Humeyni zindanların en darı, ahlâkı, ahlâkına uymayan insanlarla birarada bulunmaktır. Ebu Ali Ruzbarî ![]() Allah'a malik olan neden mahrumdur, Allah'dan mahrum olan neye malik?.. Abdülhakim Arvasî Büyüklük, kuvvetli olmak değil, kuvveti yerinde kullanmaktır. Makr Orel ![]() Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir. Şeyh Sâdî Şîrazî Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Hz. Ali Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur. Hz. Ebubekir ![]() Fazîlete yükselmek güç, rezalete alçalmak kolaydır . Hz. Ali Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse, adamları ağacı kökünden sökerler. Şeyh Sadi ![]() Putların anası nefsinizin putudur . Mevlânâ Kadınlaşan bu dünyada erkek seslere muhtacız. Fethi Gemuhluoğlu Kendini yargılamak, başkalarını yargılamaktan daha zordur. Saint-Exupery ![]() İnsan alışkanlıklarının çocuğudur. İbni Haldun. Dünyada en zor olan şey, insanın kendini bilmesidir. Tlrales Düşüncelerinizden nefret ediyorum fakat o düşünceleri savunma hakkını size kazandırmak uğruna ölmeye hazırım. Voltaire ![]() Bilmediklerimi Bir milletin büyüklüğü, ' nüfusunun çokluğu ile değil, akıl ve fazilet sahibi insanlarının sayısıyla belli olur. Victor Hugo Yahudiler mi dediniz? Onlar, yumurtalarını pişirmek için dünyayı ateşe vermıekten çekinmeyen lanetlilerdir. Necip Fazıl Kısakürek ![]() ayağımın altına alsaydım başım göğe değerdi. İmam Azam Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, bir peşin hükmü söküp atmak, atomu parçalamaktan daha zor. A. Einstein Batıya giden bir trenle Doğuya varılamaz. Sırf akıllı oldukları ve akıllarını gösterdikleri için bazı insanlar tutuklanır. Birlikte olduğum insanlardan yalnızlığı öğrendim. Mevlana İdris |
(0) Yorum yaz! Baglanti

