'Oruçlunun hücresi bile tesbih eder'
13/9/2007 01:16, 2007
'Oruçlunun hücresi bile tesbih eder'
'Oruçlunun hücresi bile tesbih eder'
Akra FM selâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû!..Aziz ve sevgili Ak-Televizyon izleyicileri ve Ak-Radyo dinleyicileri! Allah'in selâmi, rahmeti, bereketi üzerinize olsun...
Ramazan ayinda oruç tutmak müslümanlarin çok önemli ibadetlerinden birisidir, çok sevapli ibadetlerinden birisidir. Islâm'in temel ibadetlerinden birisidir. Onun için Ramazan orucunu tutmaya ser'î bakimdan özrü olmayan, bedeni sihhatli olan her müslümanin büyük gayret göstermesi lâzim! Allah-u Teàlâ Hazretleri bu büyük mükâfatlarin verildigi, büyük sevaplarin kazanildigi mübarek aydan en güzel tarzda, en çok sekilde istifade etmeyi hepinize, hepimize nasîb ü müyesser eylesin...
Tabii Ramazan orucu, (Yâ eyyühellezîne âmenû kütibe aleykümüs-siyâmü kemâ kütibe alellezîne min kabliküm lealleküm tettekùn) ayet-i kerimesi ve devamiyla Kur'an-i Kerim'de emredilmis, kesin bir temel ibadettir.
Oruç tutanin günahlari affolur
Size bu Ramazan ayiyla ilgili bazi hadis-i serifler okumak istiyorum. Okumak istedigim Ramazan ayinin sevabini gösteren sahih hadis-i seriflerden birisi...
Imam Buhàrî, Ahmed ibn-i Hanbel, Ebû Dâvud, Neseî ve diger kaynaklarin Ebû Hüreyre'den ve Ibnün-Neccâr'in da Enes RA'dan rivayet ettigine göre Peygamber SAS Efendimiz söyle buyuruyor:
RE. 425/10 (Men sàme ramadàne imânen vahtishaben gufira lehû mâ tekaddeme min zenbihî) "Kim Ramazan ayini Allah'a inanarak, imanla ve sevabini Allah'tan bekleyerek ihyâ eder, Ramazan orucunu güzelce tutarsa, o güne kadar islemis oldugu geçmis günahlari afv ü magfiret olunur, Allah affeder." buyuruyor. Bu duyulmus, meshur, her Ramazanda söylenen bir hadis-i serif. Kaynaklari saglam olan bir hadis-i serif.
Demek ki eski günahlari Cenâb-i Hak afv ü magfiret ediyor, bu kesin.
Oruç vücudu temizler
Peygamber SAS bir diger hadis-i serifinde buyuruyor ki:
RE. 350/4 (Likülli sey'in zekâtün) "Her seyin bir temizlenmesi, zekâti vardir." Malin zekâtini biliyorsunuz, parasinin kirktabirini ayiriyor, fakirlere veriyor. Sürüsünde kirk tane koyunu varsa, bir koyununu veriyor. Arazisinden mahsûl varsa, mahsulün ösrünü veriyor... Her seyin zekâti vardir, o zekât verildigi zaman, fakirin hakki çikarildigi zaman mal temiz olur. Ayrilmadigi zaman pis, iyi olmayan bir kazanç ve mal olmus olur. Her seyin zekâti vardir. (Ve zekâtül-cesedü essavm.) "Vücudun zekâti da savmdir, yâni oruç tutmaktir." Bu ay oruç tutmak böyle vücudun paklanmasini, maddeten ve mânen temizlenmesini saglayan bir ibadet oluyor. Bu da çok önemli...
Oruç cehennemden uzaklastirir
Baska bir hadis-i serif okuyalim. Imam Buhàrî, Müslim, Tirmizî, Neseî, Ahmed ibn-i Hanbel Ebû Said el-Hudrî Hazretleri'nden rivayet etmisler:
RE. 425/14 (Men sàme yevmen fî sebîlillâh, bâadallàhu beynehû ve beynen-nâr bizâlikel-yevmi seb'îne harîfâ.) Harîf, sonbahar demek. "Kim Allah yolunda, Allah rizasi için bir gün oruç tutarsa, Allah onunla cehennemin arasini yetmis sonbahar, yâni yetmis sene açar, cehennemden uzaklastirir." Yâni cehenneme girme ihtimali azaliyor, cehennemle arasindaki mesafe çogaliyor. Oradan, cehennemden uzaklasmis oluyor.
Oruç günahlari sildirir
Bu hususta baska hadis-i serifler de var. Oruçlunun sevabi ile ilgili diger bir hadis-i serifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
RE. 426/2 (Men sàme ramadàne fearafe hudûdehû ve yetehaffeza mimmâ yenbagî en yetehaffeza minhü küffira mâ kablehû.) Bu da Ebû Said el-Hudrî RA'den rivayet edilmis. Ahmed ibn-i Hanbel, Beyhakî, Hulvânî ve diger kaynaklarda var. "Kim Ramazan orucunu tutarsa..." Ama sarti var: (Fearafe hudûdehû) "Bu orucun sinirlarini, cezalarini, ahkâmini bilirse... Yâni ne yaparsa orucu tamam olur, ne yaparsa orucu bozulur, sevabi kaçar; bunlari bilirse... (Ve yetehaffeza mimmâ yenbagî en yetehaffeza minhü) Ve oruçluyken sakinmasi gereken seylerden de sakinir, çekinir, kendisini korursa; (küffira mâ kablehû) geçmis ömründeki günahlara keffaret olur." Yâni magfiret olur günahlari, bu oruç onlari sildirir demek. Tabii insanin oruçlu iken nelerden çekinmesi gerekiyor?.. En basiti yemekten, içmekten ve diger tabii olarak hakki olan beserî ihtiyaçlarindan, ilmihal kitaplarinda yazilan seylerden Allah rizasi için sakinacak. Tamam, bunlar maddi sakinma; yemeyecek, içmeyecek vs. Bunun disinda giybet etmeyecek, gözüyle harama bakmayacak, kulagina harami dinlettirmeyecek, kulagini harama vermeyecek, elini harama uzatmayacak, ayagiyla harama varmayacak, her seyine dikkat edecek.
Oruçlunun mükâfâtlari
Simdi ben asil seçtigim, orucun faziletini anlatan bir hadis-i serifi okumak istiyorum. Hazret-i Aise-i Siddîka validemizden Ibn-i Abdülber, Dâra Kutnî ve Mevâhib-i Ledünniye sahibi rivayet etmis bu hadis-i serifi. Uzunca bir hadis-i serif ama hosunuza gidecegine kànîyim. Müjdeleri duyunca sevineceksiniz, aziz ve sevgili dinleyiciler ve izleyiciler!.. Peygamber SAS bu hadis-i serifte buyuruyor ki:
RE. 386/3 (Mâ min abdin asbaha sàimen illâ fütihat lehû ebvâbüs-semâ', ve sebbehat a'dàühû, vestagfera lehû ehlüs-semâid-dünyâ ilâ en tevârâ bil-hicâb. Fein sallâ rek'aten ev rek'ateyni edàet lehüs-semâvâtü nûrâ, ve kulne ezvâcühû minel-hùril-în: Allàhümmakbidhu ileynâ fekadistaknâ ilâ rü'yetihî. Ve in hellele ev sebbeha ev kebbera telkàhu seb'ûne elfe melekin yektübûne sevâbehâ ilâ en tevârâ bil-hicâb.) Sadaka rasûlüllàh. Oruçlunun her seyinin ne kadar kiymetli oldugunu, ibadetlerinin ne kadar sevapli oldugunu gösteren bir hadis-i serif. Simdi cümle cümle size açiklamasini söyleyeyim: (Mâ min abdin asbaha sàimen) "Hiç bir kul yoktur ki, sabahleyin oruçluyken kalkmis olsun da su mükâfâtlari almis olmasin." Yâni oruçlu olarak sabahlayan bir insana, su mükâfâtlar Allah tarafindan veriliyor. Nedir o mükâfâtlar?..
1. (Illâ fütihat lehû ebvâbes-semâ') "Semâvâtin kapilari ona açilir." Tabii bunun ne demek oldugunu baska sohbetlerimde zaman zaman açikliyorum, belki duymayan kardeslerim vardir. Mi'racda da Peygamber Efendimiz karsilasti. Kur'an-i Kerim'de de geçiyor, semânin kapilari var, her semânin kapisi var. Bir semâdan öteki semâya dualar, ibadetler, insanlar vs. varliklar öyle paldir küldür geçemiyorlar. Semânin vazifeli melegi soruyor: "-Sen kimsin, neyin nesisin?.." diyor. Bazisina müsaade ediyor, bazisina etmiyor. Meselâ riyâkâr bir kul bir namaz kilsa, melekler sevaplarini aliyorlar, Allah'a götürecekler. Semânin kapisina gelince, görevli melek diyor ki: "-Durun bakalim, ne götürüyorsunuz?.." "-Iste falanca kul namaz kildi da, onun sevabini dergâh-i izzete götürüyoruz." "-Götürün geriye, bu kildigi namazi o riyâkâr herifin yüzüne patlatin, kafasina çalin! Bana Allah emretti, riyâkârin amelini buradan öteye geçirmem. Onun için bosuna ugrasmayin, dönün geriye!" diyor. Oruçlunun ilk mükâfatlarindan birisi ne oluyor; bir kere semânin kapilari ona açiliyor. Yâni gümrük yok, teftis yok, engelleme yok... Semânin kapilarindan öteye, tâ Cenâb-i Mevlâ'nin dergâhina kadar ibadetler gidecek, sevaplar gidecek, dualar gidecek, niyazlar gidecek... Çok güzel! Yâni serbestlik var, bir büyük kolaylik var.
2. (Ve sebbehat a'dàühû) "Oruç tutanin bütün a'zâsi, eli, ayagi, hücreleri, iç uzuvlari, her seyi tesbih eder." E tabii onlarin da sevabi, onlarin sahibi olan kisiye geliyor. Sonuç itibariyle bütün vücudunun hücreleriyle, zerreleriyle, a'zâsiyla tesbih eder. Mübarek bir insan oldugundan mükâfâti çok oluyor.
3. (Vestagfera lehû ehlüs-semâid-dünyâ) "En yakin semânin ehli onun için istigfar eder. 'Yâ Rabbi, bu oruçlu kulunu magfiret eyle!' diye, su bizim en yakin semâda bulunan melekler, mübarek varliklar; yâni dünya ehlinin halini bilen, onlari takib eden sayisiz melekler ona istigfar eder. Allah'tan affedilmesini taleb ediverir." Ne zamana kadar?.. (Ilâ en tevârâ bil-hicâb) "Perde ile perdelenip öbür tarafa gidinceye kadar." Bu ne demek?.. Allahu a'lem, günes batincaya kadar demek... Yâni oruç bitinceye kadar, aksama kadar mânâsina gelebilir.
4. (Fein sallâ rek'aten ev rek'ateyn) "Bir rekât, iki rekât bir namaz kilarsa; (edàet lehüs-semâvâtü nûrâ) kildigi namazdan dolayi semâlar onun için nur saçar. Yâni nur dolar, nurla aydinlanir. (Kulne ezvâcühû minel-hùril-în) Cennetteki hùril-înden olan zevceleri baslarlar duaya: (Allàhümmakbidhu ileynâ) 'Yâ Rabbi, bu efendimize biz çabuk kavusalim! Onu bize çarçabuk kavustur. (Fekadistaknâ ilâ rü'yetihî) Cemâlini görmeye müstâkiz, muhabbetimiz ziyade oldu.' diye dualar ederler." Bu da cenneteki hùrilerin kendisi için duasi demek oluyor. O da güzel bir sey...
5. (Ve in hellele ev sebbeha ev kebbera) "Eger bu oruçlu kimse Lâ ilâhe illallah derse, tesbih çeker, Sübhànallah derse; veyahut tekbir getirir, Allàhu ekber derse; (telkàhu seb'ûne elfe melek) onun bu Lâ ilâhe illallah'ini, Sübhànallah'ini, Allàhu ekber'ini yetmisbin melek karsilar." (Yektübûne sevâbehâ ilâ en tevârâ bil-hicâb.) Tekrar ayni tabir geldi. Perde ile örtünüp saklanincaya kadar, yâni günes ufuktan batincaya kadar mânâsina olmali, Allahu a'lem. Yâni aksama kadar yetmisbin melek onun Lâ ilâhe illallah'ini, Sübhànallah'ini, Allàhu ekber'ini yaza yaza devam ederler mânâsina... (18 Aralik 1998 Avustralya)
Hazirlayan: Dr. Metin ERKAYA
'Orucu kolaylastiran dört sey'
Peygamber SAS Efendimiz, Allah'in verdigi kolayliklari da bize bildiriyor. Onu okuyayim size... Hâkim Müstedrek'inde kaydetmis, Deylemî Enes RA'dan rivayet etmis. Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki:
RE. 69/7 (Erbaun men feale hünne kaviye alâ siyâmihî: En yekûne evvelü fitrihî alâ mâ', velâ yedaus-sahûr, velâ yedaul-kàileh, ve en yesümme sey'en min tiyb.) Sadaka rasûlüllah, fî mâ kàl, ev kemâ kàl. Bu sefer daha önce zikretmedigim hadis-i seriflerden seçmeye çalistim; yenilik olsun, câzib olsun, hatirinizda yeni seyler kazanilmis olsun diye... Diyor ki Peygamber Efendimiz bu hadis-i serifinde: (Erbaun men feale hünne) "Dört sey vardir ki, kim bu dört seyi yaparsa, (kaviye alâ siyâmihî) orucuna kuvvetli olur, oruç tutmaya bedeni tâkatli olur, dinç olur; yâni orucu kolay tutar." Biliyorsunuz, kis gününde oruç tutmak kolay da, yaz gününde zordur. Hele Suudî Arabistan'da geçtigimiz senelerde bulunduk. Tam yaza geldigi zamanlarda çok zor oluyor. Sicakta insanin sanki ilikleri akmis gitmis de, içi bosalmis gibi oluyor. Oralarin kuvvetli sicaklarinda oruç tutmak çok zor oluyor. Peygamber Efendimiz bu dört seyi oruç tutacak kimselere tavsiye etmis. Kim bunlari yaparsa, orucunu rahatlikla tutar, oruç tutmaga bedeni kuvvetli olur, tâkat yetirebilir:
1. (En yekûne evvelü fitrihî alâ mâ') "Ilkönce su ile iftar ederse..." Demek ki iftar vaktinde orucunu açacagi zaman, suyla iftar ederse kuvvetli olur; çünkü susuzlugu fazladir.
2. (Velâ yedaus-sahûr) "Sahur yemegini ihmal etmemek..." Bazilari ben dayanabilirim diyor, sahura kalkmiyor. Halbuki sahurda bereket var. Sahura kalkacak, sahurun o vaktinde uyanmis olmak önemli...
3. (Velâ yedaul-kàileh) Kaylûle uykusu denilen gündüz uykusunu terketmemeyi de tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz. Biliyorsunuz müslüman sahura kalkar, sabah namazina gider, ondan sonra isine gider. Öglen vakti oldu mu, zaten bir mesâiyi tamamlamis demektir. Peygamber SAS öglenden sonra, o sicak vakitte bir miktar uyurdu. Ona kaylûle uykusu denir, sünnettir ve vücuda çok faydalidir. Gece ibadetine de insanin vücudunu hazirlar, kuvvetlendirir. Onu uyuyan Ramazanin disinda da geceleyin teheccüde kolay kalkar. Ramazanda da sahura kolay kalkar, orucu da kolay tutar.
4. (Ve en yesümme sey'en min tiyb) "Güzel bir koku koklamak" da insanin vücudunu oruca kuvvetlendirir. Oruçlunun duasi ve amelleri Güzel tutuldugu zaman, oruçlunun mükâfâti çok büyük oluyor, geçmis günahlari affoluyor. Ayrica bir baska müjde var, Abdullah ibn-i Amr ibn-i As RA'dan Deylemî rivayet etmis. Oruçlu, oruç tutmasi sebebiyle Allah'in nazli bir kulu oluyor, muazzez bir kulu oluyor, itibarli bir kulu oluyor; her seyi kiymet kazaniyor. Buyuruyor ki Peygamber SAS:
RE. 308/14 (Samtüs-sàimü tesbîhun) "Oruçlunun sükûtu sanki tesbih çekmis gibi sevaptir. (Ve nevmühû ibâdetün) Oruçlunun uykusu da ibadettir." Uyudugu sirada bir sey yapmiyor, suursuz, kendinden geçmis, yatiyor; ama o bile ibadettir. (Ve duàühû müstecâbün) "Duasi müstecâbdir, kabul edilir." Dualara da dikkat etmek lâzim! Kendimize, ana-babamiza, kardeslerimize, sevdiklerimize, dostlarimiza, geçmislerimize duayi çokça edelim; çünkü duasi da müstecâbdir oruçlunun. (Ve amelühû mudàafun) "Ameline de sevaplari de kat kat fazla miktarda verilir." Demek ki oruçlunun ayrica her seyi deger kazaniyor. Sükûtu tesbih oluyor, uykusu ibadet oluyor, duasi müstecâb oluyor; ameli de kat kat mükâfâtli, sevâbi fazla veriliyor. Ramazanda verdigi, Ramazan disinda verdigi sadakadan daha sevapli oluyor. Ramazanda kildigi namaz, Ramazan disinda kildigi namazdan daha sevapli oluyor..
Kaynak: Sagduyu Gazetesi: Prof. Dr. Esad Cosan, 25 Aralik 1998 Cuma
(1) Yorum yaz! Baglanti
Berat Kandili
24/8/2007 17:30, 2007
Berat Kandili
Konular
1. Hadislerle Berat Kandili
2. Berat Gecesinin Mahiyeti ve Önemi
3. Berat gecesinin özellikleri
4. Bu gece af dışı kalanlar
5. Berat gecesi ibadeti
6. Berat gecesi duası
7. Berat gecesi namazı
BERAT KANDİLİ
Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin proğramı nev'inden olması cihetiyle Leyle-i Kadr'in kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir'de otuzbin olduğu gibi, bu Leyle-i Berat'ta herbir amel-i sâlihin ve herbir harf-i Kur'anın sevabı yirmibine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhur-u selâsede yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyali-i meşhurede onbinler, yirmibin veya otuzbinlere çıkar. Bu geceler, elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'anla ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır. ( Said Nursî Şualar: 505)
- Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuşlardı:
“Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır”. Mübarek Recep ayının ardından gelen Şaban ayı Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ayıdır. Bu mübarek ayın değerini bilerek, ibadetlerimizi yapmalı, alemlerin Rabbinden af dilemeliyiz.
Şaban ayının önemli özelliklerinden biri Beraat gecesi gibi müstesna bir gecenin bu ayın içinde bulunmasıdır.
Ebu Hüreyre Radıyallahu And’dan rivayet edildiğine göre: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz şöyle buyurmuştur:
—“Şaban ayının on beşinci gecesinin ilk vaktinde Cebrail (a.s) bana geldi; şöyle dedi:
—“Ya Muhammed, başını semaya kaldır. Sordum.
—“Bu gece nasıl bir gecedir? Şöyle anlattı:
—“Bu gece, Allah-u Teala, rahmet kapılarından üç yüz tanesini açar. Kendisine şirk koşmayanların hemen herkesi bağışlar. Meğer ki, bağışlayacağı kimseler büyücü, kahin, devamlı şarap içen, faizciliğe ve zinaya devam eden kimselerden olsun. Bu kimseler tövbe edinceye kadar, Allah-u Teala onları bağışlamaz.
Gecenin dörtte biri geçtikten sonra, Cebrail yine geldi ve şöyle dedi: "Ya Muhammed başını kaldır. Bir de baktım ki, cennet kapıları açılmış.
Cennetin birinci kapısında dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyor: "Ne mutlu bu gece rüku edenlere.
İkinci kapıdan dahi bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Bu gece secde edenlere ne mutlu".
Üçüncü kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece dua edenlere ne mutlu." Dördüncü kapıda duran melek dahi şöyle sesleniyordu: -"Bu gece, Allah'ı zikredenlere ne mutlu".
Beşinci kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Allah korkusundan ağlayan kimselere ne mutlu."
Altıncı kapıda duran melek dahi, şöyle sesleniyordu: "Bu gece Müslümanlara ne mutlu." Yedinci kapıda da bir melek durmuş şöyle sesleniyordu: "Günahının bağışlanmasını dileyen yok mu ki, günahları bağışlansın.
Bunları gördükten sonra, Cebrail'e sordum: "Bu kapılar ne zamana kadar açık kalacak?
Şöyle dedi: "Ya Muhammed, Allah-u Teala, bu gece, Kelp kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısı kadar kimseyi cehennemden azat eder."
- Hz. Ayşe Radıyallahu Anha anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri, Nıfs-u Şa'ban gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda günahı affeder."
Berat Gecesinin Mahiyeti ve Önemi
Yıllık bir program çerçevesinde yürütülen ticari faaliyetler yıl sonunda o program esaslarına göre kontrol) ve teftiş edilir. Kâr zarar hesapları yapılır. Kesin hesabın tespitinden sonra
da gelecek yılın programı hazırlanarak şeklini alır.
Her yıl tekrar edilen bu kontrol ve tespit işlemleri sayesinde ekonomik hayatta istikrarlı ve sağlam bir ilerlemenin temini mümkün olur.
Bu misalin ışığında manevi hayatımıza ve faaliyetlerimize bakalım. Dünya, âhiret hayatının kazanılması için yaratılmış bir manevi ticaret yeri olduğuna göre, o ticaretle ilgili faaliyetlerin de yıllık muhasebeye tabi olması gayet tabiidir.
Bu muhasebenin vakti üç ayların içindedir. Berat Kandili ile başlayıp Kadir Gecesiyle biten devreye rastlar.
Duhan Sûresinin 2., 3. ve 4. âyetlerinin Berat Gecesinden bahsettiği bildirilmektedir. Âyetlerin meali şöyle:
"O apaçık kitaba and olsun ki, biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. Bütün hikmetli işler o gecede tefrik olunur."
Bu âyetler hakkında iki görüş vardır. Çoğu tefsir bilginlerinin görüşüne göre, bu mübarek gece Kadir Gecesidir. İkrime bin Ebi Cehil'in de dahil olduğu bir grup alim ise; bu gecenin Berat Gecesi olduğunu söylemişlerdir. Her iki tefsiri birleştiren diğer bir görüşe göre de, hikmetli işlerin ayırımının yapılmasına Berat Gecesinde başlanmakta ve bu işlem Kadir Gecesine kadar devam etmektedir. Bu hikmetli işler nelerdir ve âyetin mânası nedir?
Yıllık kader programı
İbni Abbas'tan rivayet edildiğine göre, hikmetli işlerin birbirinden ayırd edilmesi şu şekilde cereyan etmektedir:
Bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından defterlere yazılır. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve her-şeyin o sene içindeki mukadderatı kaydedilir.
Rızıkla alakalı defterler Mikail Aleyhisselâma verilir.
Savaşlarla ilgili defterler Cebrail Aleyhissalama verilir.
Ameller nüshası dünya semasında görevli melek olan İsrafil'e verilir ki bu büyük bir melektir.
Ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrail Aleyhisselâma teslim edilir.
Fahreddin er-Râzî"nin açıklamasına göre bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter sahibine teslim edilir.1
Berat Kandilinin "bütün senede bir kudsi çekirdek hükmünde ve beşer mukadderatının programı nev'inden olması cihetiyle Leyle-i Kadrin kudsiyetinde" olması bu manalara dayanmaktadır.2
Kur'ân'ın bu gecede indirilmesi meselesine ise şöyle bir açıklama getirilmektedir:
Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygamberimize ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.
Berat Gecesinin özellikleri
Tefsirlerde bu gece ile ilgili olarak şu şekilde izahlar yer almaktadır: Vergi ödendiği zaman nasıl ki vergi borçlusuna borcundan kurtulduğunu gösteren bir belge veriliyorsa, Allah Azze ve Celle de Berat Gecesinde mü'min kullarına berat yazar. Zaten bu gecenin dört adı vardır: "Mübarek Gece", "Berae Gecesi", "Sakk Gecesi. Belge ve senet. (Allah Teala bu gece mü'min kullarına beraet yazar)", "Rahmet Gecesi."
"Berat, beraet" kelimesi "el-berâe" kelimesinin Türkçedeki kullanılış şeklidir. Beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak demektir.
"Berâet" iki şey arasında ilişki olmaması, kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması anlamına gelmektedir. Mü'minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup İlâhî bağışa ermeleri umulduğu için de Berat Gecesi denmiştir.
Bir kısım âlimlerin, kıblenin Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'dan Mekke'deki Kabe istikametine çevrilmesinin Hicretin ikinci yılında Berat Gecesinde gerçekleştiğini kabul etmeleri de geceye ayrı bir önem kazandırmaktadır.3
Berat Gecesinin beş ayrı özelliği vardır.
1. Bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması.
2. Bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat kat sevaplı olması.
3. İlâhi rahmetin bütün âlemi kuşatması.
4. Allah'ın af ve bağışlamasının coşması.
5. Peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olması.
Bir rivayette bildirildiğine göre Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam Şâban'ın onüçüncü gecesi ümmeti hakkında şefaat niyaz etti, üçte biri verildi. Ondördüncü gecesi niyaz etti üçte ikisi verildi. Onbeşinci gecesi niyaz etti, hepsi verildi. Ancak Allah'tan devenin kaçması gibi kaçanlar başka...
Zemzem kuyusunun bu gecede açık bir şekilde coşup çoğalması da bu manaları kuvvetlendiren kutsal bir işaret olarak yorumlanmaktadır.4
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde Berat Gecesinin feyiz ve bereketini çeşitli şekillerde nazara vermektedir.
"Şâban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:
"İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. "Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
"Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.
"Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder."s
Çünkü o gece İlâhi rahmet coşmuştur. Berat Gecesi beşer mukadderatının programı çizilirken insanlara verilen eşsiz bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirip günahlarını affettirebilen, gönlünden geçirdiklerini bütün samimiyetiyle Cenab-ı Hakka iletip isteklerini Ondan talep eden ve belalardan Ona sığınan bir insan ne kadar bahtiyardır. Buna karşılık, her tarafı kuşatan rahmet tecellisinden istifade edemeyen bir insan ne kadar bedbahttır.
Bu gece af dışı kalanlar
Peygamber Efendimiz bu gecede af dışı kalanları şu hadisleri ile bildirmektedir:
"Muhakkak ki, Allah Azze ve Celle Şâban'ın onbeşinci gecesinde rahmetiyle yetişip herşeyi kuşatır. Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna."6 "Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna."7
"Allah Teâlâ Şâban'ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar."8
Üç aylara ayrı bir ruh ve mâna içinde giren Peygamber Efendimiz özellikle Şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve âhiret işlerine yönelirdi. Bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi
Bir Berat Gecesinde uyanıp da Resulullah Aleyhissalâtü Vesselamı yanında bulamayan Hz. Âişe kalkarak Efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetü'1-Bakî mezarlığında başını semaya kaldırmış halde buldu.
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam mübarek hanımına Berat Gecesinin faziletini şöyle anlattı:
"Muhakkak ki, Allah Teâlâ Şâban'ın onbeşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Benî Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder."5
Bütün mahlukatına mağfiret eder. Yalnızca müşrikler ve kalbleri düşmanlık hissiyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler müstesna."6 "Yüce Allah bu gece bütün Müslümanlara mağfiret buyurur, ancak kâhin, sihirbaz yahut müşahin (çok kin güden) veya içkiye düşkün olan veya ana babasını inciten yahut zinaya ısrarla devam eden müstesna."7
"Allah Teâlâ Şâban'ın onbeşinci gecesi tecelli eder ve ana-babasına asi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında kalan bütün kullarını bağışlar."8
Üç aylara ayrı bir ruh ve mâna içinde giren Peygamber Efendimiz özellikle Şaban ayına özel bir özen gösterir, başka zamanlarda görülmemiş bir derecede ibadete ve âhiret işlerine yönelirdi. Bu ayın çoğu günlerini oruçlu geçirirken, geceleri de diğer gecelerden çok farklı bir şekilde ihya ederdi
Bir Berat Gecesinde uyanıp da Resulullah Aleyhis-salâtü Vesselamı yanında bulamayan Hz. Âişe kalkarak Efendimizi aramaya başladı. Sonunda Peygamberimizi Cennetü'1-Bakî mezarlığında başını semaya kaldırmış halde buldu.
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam mübarek hanımına Berat Gecesinin faziletini şöyle anlattı:
"Muhakkak ki, Allah Teâlâ Şâban'ın onbeşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Benî Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder."9
İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur'ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir.
Bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.
"Onun için elden geldiği kadar Kur'ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır."10
Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü'min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. Üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü manevi faaliyetler nurludur. Nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.
Berat Gecesi ibadeti
Gecenin manevi değeri dolayısıyla namaz, Kur'ân tilaveti, zikir, teşbih ve istiğfarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır.
İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Meselâ başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur'ân harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir
Bu bakımdan tam bir ihlâsla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.
"Onun için elden geldiği kadar Kur'ân ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kârdır."10
Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü'min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından âciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir. Üstelik maddi kazançlarda kâr, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde mânevi kârda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü manevi faaliyetler nurludur. Nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.
İmam-ı Gazali Hazretleri el-İhyâ'da, Berat Gecesinde yüz rekât namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, hadis âlimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın Hicretten 400 sene sonra Kudüs'te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar. Hatta İmam Nevevi böyle bir namazın sünnette bulunmadığı için bid'at bile olduğunu ifade eder.
Bunun yerine kaza namazının kılınması daha isabetli olacaktır. Bununla beraber kılındığı takdirde de sevabının olmadığı anlamına gelmez.
Çünkü ibadet alışkanlıklarının iyice azaldığı zamanımızda insanların bu vesileyle namaza yönelmelerini hoşgörü ile karşılamak faydalı olacaktır.
Berat Gecesi Duası
Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:
"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin."11
Berat Duası
Bazı mâna büyüklerinin de şöyle bir duası vardır:
"Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, 'Allah dilediğini
siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır."12
Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz edelim.
Berat Gecesi Namazı -I
Şaban ayının on beşinci gecesi kılınacak olan namaz ; yüz rekattır. Bu namazın her rekatında, Fatihadan sonra on kere ihlas süresi okunur. Yüz rekat kılan kişi bin defa ihlas süresini okumuş olur.
Bu namaza hayır namazı da denmiştir. Geçmiş büyükler bu namazı toplu halde cemaatle de kılmışlardır. Bu namazın çok fazileti olduğu gibi, hesaplanama-yacak kadarda çok sevabı vardır.
Hasan-ı Basri Rahmetullahı Aleyh'den gelen rivayete göre:
"Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için şöyle dediler: "Her kim bu namazı, berat gecesi kılar ise. Allah-u Teala'nın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır. Her nazarda, kendisinin yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allah-u Teala'nın mağfiretidir.
Berat Gecesi Namazı -II
Berat gecesi kılınan namazlardan biride iki rekat olarak kılınır.
Birinci rekatta Fatiha okunduktan sonra kısa bir sure okunarak rükuya gidilir. Rükudan doğrulur ve secdeye gidilir. Secdede uzun sure kalınır, bu konuda belli bir tahdit yoktur, ne kadar dayanabilirsen.
İkinci rekatta da aynı şekilde Fatihadan sonra kısa bir sure okunur. İlk rekatta olduğu gibi secdeye gidildiğinde yine uzun sure secdede kalınır. Gücünüzün yettiği kadar. Secdeden kalkılır tahiyatta okunacaklar okunur ve selam verilir. Selam ile birlikte eller dua için alemlerin Rabbine kalkar...
Bu namaz hakkında Hz. Aişe Radıyallahu An-hum'a validemiz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir.
-"Ya Aişe, bu gecenin nasıl bir gece olduğunu bilir misin? Bende
-"En iyisini, Allah ve Resulü bilir." Dedim. Şöyle buyurdu:
-"Bu gece şaban ayının yarısıdır. Dünya işleri ve kulların işleri bu gece Yüce Hakka arz edilir. Bu gece cehennemden azat edilenlerin sayısı; kelb kabilesinin koyunları sayısı kadardır. Bu gece bana izin verir misin"?
-"Olur" dedim. Kalkıp namaza durdu. Ayakta durması hafif oldu. Fatiha suresini okudu; sonra da küçük bir sure okudu. Gecenin yarısına kadar secdede kaldı. Daha sonra ikinci rekata kaktı. Ayakta iken, birinci rekatta okuduğu kadar bir şey okudu. Sonra yine secdeye vardı. Bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı. Secdede o kadar kaldı ki, bunun için Yüce Allah ruhunu aldı sandım. Bana gelmesi uzayınca, kendisine yaklaştım. Hatta ayaklarına elimi sürdüm. Hareket ettiğini görünce rahatladım. Secdesinde şöyle dediğini işittim:
"Azabından affına sığınırım. Dargınlığından rızana sığınırım. Senden sana sığınırım. Şanın yücedir. Sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem..."
Sonra kendisine sordum: "Ya resulullah, bu gece secdende bir şeyler okuduğunu duydum. Bunları daha önce okuduğunu hiç duymamıştım. Böyle demem üzerine, bana sordu: "Sen onları öğrenebildin mi"? Bu sorusuna karşılık: "Evet" deyince, şöyle buyurdu:
"Onları hem sen öğren, hem de başkalarına öğret."
Kaynaklar
1 Hülâsâtü'l-Beyân. 13:5251.
2 Şualar, s,426.
3 TDİ."Berat" maddesi.
4 Hak Dini Kur an Dili, 5:4295
5 İbni Mâce, İkame, 191.
7 et-Tergîb ve't-Terhib, 2:118.
8 İbni Mace, İkametü's-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38.
9 Tirmizî, Savm:39.
10 Şualar, s.426.
11 et-Tergib ve't-Terhîb, 2:.119, 120.
12 Ra’d Suresi, 39; Mecmuatü’l-Ahzab, 1:597.
Mehmet Paksu, Mübarek Aylar, Günler ve Geceler
Not: http://cesmidil.blogcu.com dan alıntıdır
(0) Yorum yaz! Baglanti
RENKLİ DUALAR
16/6/2007 18:13, 2007
|
| |||||||
| |||
| ||||
| |
(0) Yorum yaz! Baglanti

